REHBERLİK ve PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK PORTALI
Kisilik Gelisimi ve Tarihi Sahsiyetler
Kişilik Gelişimi ve Tarihi Şahsiyetler
Dr. Hasan AYDINLI
Dr. Hasan AYDINLI

İnsan, bebeklik döneminde sevdiği kişileri ve çevresindeki aile üyelerini taklit eder. Çocuğun şuuraltına önemli mesajlar veren ailesi onun kişiliğinin gelişmesine tesir eder. Bundan dolayı anne-babanın çocuklarına davranışlarıyla örnek olması çok önemlidir. Çocuklara hikâyelerle, yaşanmış hadiselerle ve mümtaz şahsiyetlerin örnek davranışlarıyla güzel mesajlar verilebilir. Okul çağında ise çocuklar; yakın çevre dışındaki kişileri de örnek almaya başlar. Bu dönemdeki çocuklar; okuduğu, dinlediği ve gördüğü kişilerin karakterlerinden de etkilenir. Ergenlik döneminde ise, gençlerin kendilerine takdim edilen kişilerin özelliklerini mantık süzgecinden geçirdikleri, yakın hissettikleri kişileri ve popüler modelleri örnek aldıkları bilinmektedir. Bu açıdan bebeklik dönemi, okul öncesi, okul çağı ve ergenlik dönemlerinde çocuklarımıza takdim edeceğimiz örnek kişiler çok iyi seçilmelidir.
![]() |
Değerlerimizi tanıyan yabancı birçok kişi büyük bir hazine keşfettiğini söylerken, kendi nesillerimize bu değerleri aktaramamamız düşündürücüdür. Ve bu durumun hissettirdiği vebal duygusu, bize ağır mesuliyetler yüklemektedir. Evet, biz yeniden ‘ev’imize dönmeliyiz; yani tarihimize, değerlerimize ve kahramanlarımıza... |
Ne yazık ki, tarihimizdeki bu mümtaz şahsiyetleri tam anlamıyla bugüne taşıyamıyor ve onları çocuklarımıza tanıtamıyoruz. Değişim, globalleşme ve kapitalizm üçgenine sıkışan nesillerimiz, göz göre göre, sıradan beğenilerin peşinden sürüklenen hedefsiz kitleler haline gelmektedir. "Ağaç yaş iken eğilir." deyip durmaktayız; ama çocuklarımızın gelişimi açısından çoğu kez geç kalabilmekteyiz. Meşguliyetlerimizin arkasına sığınarak, çocuklarımızı tv’ye ve bilgisayarın ne idüğü belirsiz programlarına teslim etmekteyiz. Âdeta "gizli bir eğitici" hâline gelen tv, çocukların bugününü heder ederken, yarınını da karartmaktadır. Şöhret olma, çabuk para kazanma, kendinden başkasını düşünmeme, yükselmek için başkalarını kullanma, emek vermeden kazanma, zevk ve eğlence merkezli yaşama gibi, garip bir hayat felsefesine maruz kalan çocuklarımızın karakter gelişiminde de problemler oluşmaktadır.
Çocuklarımızın hızla büyüdüğü ve zamanında verilemeyen değerlerin, gelecekte verilmeye çalışılmasının oldukça zor olduğu unutulmamalıdır. Değerlerimizi tanıyan yabancı birçok kişi büyük bir hazine keşfettiğini söylerken, kendi nesillerimize bu değerleri aktaramamamız düşündürücüdür. Ve bu durumun hissettirdiği vebal duygusu, bize ağır mesuliyetler yüklemektedir. Evet, biz yeniden ‘ev’imize dönmeliyiz; yani tarihimize, değerlerimize ve kahramanlarımıza...
Karakteri sağlam şahsiyetlerin çocuklarımıza tanıtılması, gelecek adına onlara güç verecek, ufuklarını açacak, dahası o şahsiyetler gibi olmaya gayret edeceklerdir. Tarihimize baktığımızda; doğruluk, çalışkanlık, fedakârlık, cesaret, yardımlaşma, sadakat, adaletli olma, edepli olma, sorumluluk sahibi olma, güvenilir olma gibi medeniyetimize ait değerlerin yaşandığı bir mazi görmüş olacağız. Bu çiçekleri teker teker çocuklarımıza tanıtmayı ve onların da bu renklerden bir renk almasını sağlamayı kendimize vazife bilmeliyiz. Bu konuda yapılabilecekleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Çocuklarımıza örnek ve başarılı kişilerin isimlerini koymalıyız.
- Bu şahısların hayatını birlikte okumalıyız.
- Çocuğumuzun olumlu karakter özelliklerini takdir etmeliyiz.
- Tarihî şahsiyetlerin çocukluk hayatından örnekler aktarmalıyız.
- Her ay bir şahsiyeti ön plâna çıkararak onu iyice tanıtmalıyız.
- İlgili şahsiyetler hakkında kompozisyon ve şiir yazdırmalıyız.
- O kişiler hakkında sorular sorup merak uyandırmalıyız.
- Tarihî şahsiyetlerin öncesinde yaşadıkları yerlere veya türbelerine ziyaretler düzenlemeliyiz.
- Onları tanıtan kitap, CD gibi eserleri alıp çocuklarımıza hediye etmeliyiz.
- Tarihî şahsiyetlerin doğum veya ölüm günlerini hatırlayarak, bu günlere özel anlatımlara ayrıca önem vermeliyiz.
- O insanların güzel sözlerini ezberletmeye çalışmalıyız.